Bir önceki yazıda figürün gerçekten gerekli olup olmadığını ve doğru format seçimini tartıştık. Ama işin asıl çarpıcı kısmına, yani figür tasarımının estetik zekâsına henüz dokunmadık! Hazırsanız, artık rengin, yazı tipinin ve görsel hiyerarşinin bilimsel etkisine iniyoruz.
3. Adım: Figür Tasarımında Renk, Yazı Tipi ve Görsel Hiyerarşi Kullanımı
Bilimsel doğruluk tek başına yeterli değil. Çünkü okuyucu ilk anda sayılara değil, şekillere, renklere, düzene takılır. Göz, önce güzeli seçer; sonra anlamı arar.

Şekil 7. Korozyona uğramış numunelerin XCT ile rekonstrüksiyonu.
Eğer figürünüz karmaşık, sıkıcı ve estetikten uzaksa… üzgünüm ama okuyucunun ilgisini daha ilk bakışta kaybettiniz demektir. Şekil 7’de kötü bir şekilde hazırlanmış ve göz yoran bir görüntü var.
Eğer bu figürü daha özenli yapsaydık, renklerin dili olurdu. Duruşu net olurdu. Ama olmadı. Çünkü figür sadece çizilmedi; düşünülmeden yapıldı.
Şekil 8’de daha özenle hazırlanmış benzer bir görüntü var. Siz olsanız hangi görüntüyü makalenize koymak isterdiniz?

Şekil 8. Korozyona uğramış numunelerin XCT ile rekonstrüksiyonu [1]
Ve evet – her figürümde mutlaka skala veriyorum, çünkü bu bir tercih değil, sorumluluktur.
a) Renk Kullanım: Görsel Estetikten Öte, Anlamsal Netlik
- Renk sadece “güzel gözüksün” diye değil, anlam taşımak için kullanılmalıdır.
Eğer yön bilgisi veriyorsanız (örneğin rolling, transverse, longitudinal), tüm grafiklerde bu yönler için aynı renkleri kullanın. Böylece okuyucu yalnızca renkleri takip ederek bile veriler arasında hızlı ve doğru bir karşılaştırma yapabilir. Tutarlılık, zihinsel yükü azaltır.
Şekil 9’da verilen her iki grafik için aynı tip numuneler aynı renk kullanıldı. Böylece bir figürden diğerine geçen okuyucu yorulmayacaktır.

Şekil 9. Farklı kalınlıklarda kaplamalara ve içeriğe sahip numunelerin (a) yüzey pürüzlülüğü ve (b) yüzey yüksekliği [1].
• Renk körlüğünü göz önünde bulundurun: Yaygın renk körlüğü türlerinde kırmızı–yeşil ayrımı seçilemez hâle gelir. Bu nedenle bu iki rengi birlikte kullanmaktan kaçınmak gerekir. Renk seçiminde Color Universal Design (CUD) paletleri ya da ColorBrewer gibi renk körlüğü dostu kaynaklar kullanılabilir.

Şekil 10. Scratch testte elde edilen ortalama kritik yük değerleri [1]
• Siyah beyaz çıktı ihtimali: Unutulmamalıdır ki hâlâ birçok araştırmacı makaleleri çıktı alarak okur, not alır, çizer (Şekil 10). Bu durumda figürler siyah beyaz yazıcıdan çıkar ve renk anlamını kaybeder. Bu sorunu çözmek için:
- Çizgi grafiklerde farklı çizgi stilleri (noktalı, kesikli, düz vb.) ve semboller (kare daire vb.) kullanılabilir.
- Histogramlarda ise renk yerine farklı tarama desenleri (çizgili, çapraz, noktacıklı) eklenerek ayırt edicilik korunabilir.
• Kontrastı ihmal etmeyin: Açık arka plan üzerinde koyu renkler, ya da koyu zemin üzerine açık renkler her zaman daha okunaklıdır. Özellikle figürlerde soluk renk–soluk zemin kombinasyonları hem dijital hem basılı ortamda okunabilirliği ciddi şekilde düşürür. Renklerin birbirine gömülmediğinden emin olun.
b) Yazı Tipi ve Büyüklük: Okunabilirlik, Figürün Görsel Değil, Bilimsel Bir Gereğidir
- Okunabilirlik tartışılmazdır: Figürde kullanılan tüm yazılar – eksen etiketleri, başlıklar, legend açıklamaları – minimum 8 pt büyüklüğünde olmalıdır. Ancak bu, mutlak alt sınırdır. Bazı dergilerin baskı formatında bu bile küçük kalabilir. Yazı boyutu küçüldükçe okuyucu figürü okumaktan çok tahmin etmeye başlar. Ben kişisel olarak figürlerde genellikle 11–12 pt aralığını tercih ediyorum; hem dijital ortamda hem de baskıda netlik sağlıyor. Şekil 11’de verilen grafik tabi ki kötü bir örnek.

Şekil 11. EDX spektrum analizi.
- Yazı tipi tercihi bir alışkanlık değil, strateji olmalı: Ben genellikle Times New Roman ile çalışmayı seviyorum, bu kişisel bir alışkanlık. Ancak figürlerde teknik ve görsel sadelik önemli olduğundan sans-serif fontlar (özellikle Arial ve Helvetica) çoğu zaman daha temiz, daha düzenli ve daha modern bir görünüm sunar. Karmaşık figürlerde serifli yazı tipleri (örn. Times) harflerin birbirine karışmasına neden olabilir.
- Dil ve sembol standardizasyonu: Eksen isimleri yalnızca yazıyla değil, uluslararası sembollerle ve birimlerle birlikte verilmelidir. Örneğin “σ (MPa)”, “Displacement (mm)”, “Hardness (HV)” gibi gösterimler hem doğru hem evrensel bir anlatım sağlar. “Stress” gibi genel ifadeler eksik kalır; “yönsüz”, “birimsiz” bilgiler bilimsel açıklıkla örtüşmez.
c) Görsel Hiyerarşi ve Kompozisyon:
Bilimsel figür, rastgele yerleştirilmiş grafiklerin bir araya geldiği bir kolaj değildir. Bilinçli bir hikâye kurgusu, görsel bir rehber ve okuyucuya yön veren bir tasarım aracıdır.
- Bakış yönünü yönet: Bir figür gösterdiğinizde, okuyucu onu yukarıdan aşağıya ve soldan sağa tarar. Yani figürün üst kısmı ve özellikle sol üst köşesi, görsel olarak birincil temas noktasıdır. Eğer figürünüzde en önemli veriyi alt köşelere, kenarlara, sıkışık bölgelere gömerseniz, okuyucu onu fark etmeyebilir bile.

Şekil 12. Dört nokta eğme testi sırasında ardışık alınmış XCT verileri [2]
- Legend Yerleşimi: Eğer çok fazla grup varsa, legend’ı dışarı taşırmak yerine figürün içine dikkatli şekilde yerleştirmek daha etkili olabilir. Çünkü okuyucunun bakışı figür ile açıklama arasında sürekli gidip gelmek zorunda kalıyor. Bu da zihinsel yükü artırıyor ve okuma hızını düşürüyor.
- Panel figürleri (a, b, c…): Birden fazla görselin bir araya geldiği panel figürlerde en çok yapılan hata, figürleri isimlendirmemek, panel sırasını rastgele yapmak, açıklamayı (caption) panel dizilimiyle eşleştirmemektir. Eğer (a), (b), (c)… şeklinde alt figür etiketleri kullanılmazsa, okuyucu “hangi açıklama hangi görsele ait?” sorusuna takılır. Bu da figürünüzün anlatım gücünü baltalar. Doğru kullanım nedir?
- Panel etiketleri küçük harflerle ve parantez içinde yazılmalı: (a), (b), (c)…
- Paneller sıralı ve simetrik yerleşmeli:
🔹 Yatay dizilimde soldan sağa
🔹 Dikey dizilimde yukarıdan aşağı - Ve en önemlisi, caption’da her panel ayrı ayrı, kısa ama net açıklamalarla anlatılmalı.
Unutmayın:
Bir figür sadece bir görsel değildir — bir anlatı yolculuğudur. Ve siz o yolculuğun rehberisiniz.
Ne kadar güçlü, ne kadar çarpıcı verileriniz olursa olsun…
Kötü bir yerleşim, bu verileri silikleştirir.
Yanlış konumlandırılmış bir bilgi, etkisini kaybeder; hatta hiç fark edilmez.
Bu yüzden görsel hiyerarşi yalnızca estetik bir tercih değil —
bilimsel sorumluluğunuzun aynasıdır.
Çünkü tasarlanmamış her figür, iyi yazılmış bir makalenin en zayıf halkası olabilir.
